Cuma, Temmuz 29, 2016

Kırmızı Defter - Paul Auster

Paul Auster


Paul Austenle tanışma hikayem bu kitapla başlıyor. Yazarın New York Üçlemesi, Ay Sarayı, Yükseklik Korkusu gibi inanılmaz bir kalemle yazılmış kitapları varken neden bunu tercih ettim diye soracak olursanız tek bir sebebi var, Kırmızı Defter yazarın hayatından kesitler anlatıyor.

Okumayı ilk öğrendiğim zamandan beri içimde inanılmaz bir öğrenme isteği var. Aslında akrabalarıma ve beni doğduğumdan beri tanıyanların anlattıklarına göre bu öğrenme isteği doğuştan gelen bir şey.
Konuşmaya başladığımdan beri çevremdeki herkese bu nedir, bu nasıl çalışıyor, bunu kim yapmış gibi sorularla onları bunaltırmışım. Zamanla bu sorular azaldı ve sadece bunu kim neden yaptı gibi sorulara dönüştü. Bir kitabı alırken ilk önce yazarın hayatına bakarım sonra konusuna. Okuduğum tüm kitapların yazarları hakkında kitaplarından daha çok şey okumaya çalışırım.

Bu olay sadece bir yazar için değil bir müzisyen, bilim adamı fark etmez herkes için geçerli. Kısacası insanların hayatlarını merak ediyorum. Onların yaşamlarını, yaşadıklarını, heyecanlarını, korkularını öğrenmek beni yaptıkları işlere daha çok bağlıyor. Bunu sakın siyaset veya dini inançla karıştırmayın. İnsanların inançları ve değerleriyle ilgilenmiyorum, sadece yaşantılarıyla.

Gelelim Kırmızı Deftere, kitap kısa bir öykü kitabı. Yazarımızın hayatında onun değimiyle rastlantıları, benim inandığım şekilde kaderi anlatıyor. Bazen yok artık dedirtecek şekilde tesadüfi bir şekilde olan olaylar yazarın kitap başında yazdığı şekilde tamamen yaşanmış olayları anlatıyor. Okunmaya değer bir kitap.

Sağlıcakla ve Sevgiyle kalın
Çünkü Ben Beceremiyorum
Tepkiler:

0 yorum:

Yorum Gönder