Cuma, Temmuz 01, 2016

Martin Eden - Jack London


''Bir gün bir kitap okudum ve bütün hayatım değişti.''

Bu söz, Orhan Pamuk' un elinden çıkmış 'Yeni Hayat' kitabına aittir. Martin Eden' ı okumaya başladığımda ilk sayfadan itibaren beni içine hapsetti ve Orhan Pamuk' un değimiyle tüm hayatımı değiştirdi.

Çok uzun zaman önce okumuştum bu romanı. Kitap bittiğinde içimdeki boşluğu hiçbir şeyin dolduramayacağını düşünüyordum. Gecenin geç saatlerinde kitabın son sayfasına geldiğimi fark ettiğim zaman, sayfaları tekrar başa sarıp okumaya başladım. Artık daha dikkatli okuyordum, daha fazla heyecanlanıyordum. Martin Eden' ı artık benliğimde hissediyordum, tek fark Martin hayalleri ve aşkı için çok radikal kararlar alıp hayatını değiştirmişti, bense korkaktım. O günden bu güne ne değişti kendime bile itiraf edemiyorum.


Martin Eden, kaba konuşmasını hatta yürümesini bile beceremeyen bir gemicidir. Kavgada kurtardığı Arthur, onu evine yemeğe davet eder. Eve girdiği andan itibaren kendisini daha önce hiç kapılmadığı bir duyguya kapılırken bulur, bir böcek gibi iğrenç bir varlık gibi hisseder ve karşısına Ruth çıkar ve daha önce hissetmediği duyguların en büyüğü olan aşkı tüm bedeninde bütün benliğinde hisseder. Ruth, çok zarif, kibar birisidir. Martin, o gece yemek bittikten sonra aşık olduğu kıza layık birisi olabilmek için kendini geliştirmeye ve onun gibi kibar birisi olmaya karar verir. Bu süreç, öyle zorlayıcı bir süreç olacaktır ki onun için dayatılmış düşüncelerin, inandığı şeylerin boşluğunu ve en sonunda, kapitalist sistemin insan üzerindeki tüm etkilerini hissedecektir.



Martin Eden, aslına bakılırsa otobiyografik bir roman sayılabilir. Jack London' ın hayatından izler taşır. Onun, yazar olabilmek için verdiği mücadeleyi kitabın her sayfasında derince hissedebilirsiniz. Ayrıca, kitaptaki Martin' in aşık olduğu Ruth, London' ın ilk aşkıdır ve Ruth' u öyle derin bir sevgi ve saygı ile anlatır ki Ruth' a aşık olmamak elde değildir.

Tepkiler:

2 yorum: