Salı, Ağustos 23, 2016

Hatıraların Masumiyeti - Orhan Pamuk

Hatıraların Masumiyeti - Orhan Pamuk

Orhan Pamuk 2016 yılında Kırmızı Saçlı Kadın'dan sonra ikinci bir kitap yayınlayarak biz okurlarını çok sevindirdi.Kitabın konusunun Masumiyet Müzesi ile ilgili olduğunu bildiğim için daha fazla heyecanla sarıldım kitaba. Masumiyet Müzesi hakkında daha fazla şey öğrenecektim. O mükemmel kitap ve müze hakkında biraz daha fazla bilgi edinecektim yazarın kaleminden, kendi ağzından.



Vaktim aldığınca Avrupa'yı öğrenme hevesi ve niyetiyle, etrafta ne kadar müze varsa, hem büyüklerine hem küçüklerine giderdim.Küçük müzeleri böyle böyle gittikçe daha çok sevmeye başladım, çünkü müzeler romanlara benziyordu. Louvre'de Fransız remini görürsünüz ama Edith Piaf müzesinde bir bireyin üzerinden 1950 Fransasını görüyorsunuz.


Orhan Pamuk'un bu kitabı aslında Hatıraların Masumiyeti adlı belgeselin senaryosu denebilir. Ama senaryoya Ayla adında bir karakter eklenmiş. Ayla kocasının hapis cezası alma korkusuyla 12 yıl yurt dışında yaşamak zorunda kalan Masumiyet Müzesindeki ana karakterlerimiz Kemal ve Füsun'un yakın arkadaşı. 12 yıl sonra ülkesine dönüyor ve hem İstanbul'un değişimine hemde Kemal ve Füsun'un aşkına Orhan Pamuk'un yazdığı romanla tanıklık ediyor ve bize onların ilişkisi hakkında biraz daha fazla bilgi veriyor.

Hatıraların Masumiyeti - Orhan Pamuk

Etrafımdaki herkes yani, 20 yıl evvel, ''aman Orhan, roman yazma, git mimar ol, mühendis ol, ekmek parası kazan'' diyen insanlar, bu sefer ''aman Orhan, yanlışlık oldu romancılıkta başarılı oldun ama müzecilikte olmaz, müzeyi sakın yapma'' diyorlardı.

Kitap bize Orhan Pamuk'un kitap yazma sürecinden, müzeyi yapım aşamasından ve hayatından çok ince detaylar veriyor. Geceleri sokaklarda yazıhanesinden çıkıp yürümesine tanıklık ediyoruz. O zamanın Nişantaşı, Taksim , Cihangirini tanıyoruz.

Feribot Görevlisi: ''Gece çalışmayı daha çok severim çünkü sakin olur ortalık. Ne İstanbul boğazının trafiği vardır ne de balıkçılar ve motorlar. Rahat güvenli bir şekilde seyir yapıyoruz. İnsanlarda biraz daha anlayışlı oluyor. Gece insanları.

Hatıraların Masumiyeti - Orhan Pamuk

Bence Orhan Pamuk okumak yaşanmışlık gerektiriyor. Yani romanlarını daha iyi anlayabilmeniz için. Benim gibi geceyi seven bir insan olmanız lazım atıyorum. Gecenin sükunetini bilmeniz lazım ki geceyi okurken heyecanlanasınız kendinizden bir parça bulabilirsiniz.

Benim yaptığım gibi 62 yıl bir şehirde yaşıyorsanız, şehrin, anıtların, binaların, manzaraların, duvarların, ağaçların, gece gündüzü, kedisi köpeği, sokakta geçen insanı, kaldırımı meydanı, her şeyi sizin hatıralarınıza gönderme yapan işaretlere dönüşür.

Evet Orhan Pamuk bir açıklama yaptı yıllar önce. Hepimiz bu açıklamayı biliyoruz. Talihsiz bir açıklama demeyeceğim çünkü bir yazar kendi düşüncelerini özgürce ifade edemiyorsa o yazar değil sadece bir kukladır ama açıklamalarına katılmadığımı söylemek isterim. Bu açıklama yüzünden ona hakaret etmem, hayatına kast edecek şeyler yapmam gerekmez. Her insanın bir düşüncesi vardır ve bunu özgürce açıklayabilmelidir. Orhan Pamuk cesaretle bu açıklamaları yaptı ve belki başına bu kadar şeylerin geleceğini tahmin bile etmedi ama o korkmadan açıklamasını yaptı ve mesleğine devam etti.
Tepkiler:

0 yorum:

Yorum Gönder