Cuma, Eylül 09, 2016

Konstantiniyye Oteli - Zülfü Livaneli


Gerçek bir entelektüel geçmişi ve bu günü iyi sorgulayandır. Zülfü Livaneli bu romanında geçmişle bu gün orasında fantastik diyebileceğimiz bir şekilde bağ kurarak İstanbul'un ve insanlığın yüzyıllardır değişmeyen kaderini çok iyi bir biçimde yansıtmış.


Kitapla ilgili hiç bir araştırma yapmadan almıştım. Zülfü Livaneli ismine güvendiğim için kötü bir kitap çıkmayacağını biliyordum. Bu düşüncelerimde haksız çıkmadım. Şiirsel bir dille yazılmış akıcı bir roman. Siyesettin çirkin oyunlarını, yobaz insanları, edebiyat diye saçma şeyler ortaya çıkaran insanları ve kendilerini üst tabaka diye gören zenginleri tatlı bir dille eleştiriyor.

Romanımızın konusunu Zülfü Livaneli'nin kendi ağzından yazalım ;

''Konusu İstanbul'da geçiyor. İstanbul'da bir Bizans sarayının kalıntıları üstüne Rus oligark ve İstanbul zengin sermayesiyle çok lüks bir otel inşa edilmiş. Onun açılış gecesi. 300 davetli var. İstanbul'un bütün burjuvaları, zenginleri falan. Onların içerisinde tipler var, kadın ve erkek... Bir de orada çalışan garsonlar var. Mesela biri Roboski'de kardeşini kaybetmiş. Biri ordan, biri burdan... Biri para biriktiriyor, IŞİD'de gitmek istiyor. Yani toplumun panoraması…
Konstantiniyye Oteli'nin başrolünde İstanbul var. Şimdi bazı milliyetçiler diyecek ki 'Efendim niye İstanbul değil de Konstantiniyye?' Kitapta bu da tartışılıyor. Fatih Sultan Mehmet İstanbul'u aldığında adını değiştirmiyor. Osmanlı'da resmen Konstantiniyye idi. İstanbul daha Yunanca. Kitabın başına iki söz aldım. Hz. Muhammed'in "Konstantiniyye muhakkak fethedilecektir. Onu fetheden emir ne güzel emir; onu fetheden ordu ne kutlu ordudur." hadisini aldım. Şimdi bir kere, Peygamberin hadisinde bir harfi değiştirmek günah; o Konstantiniyye diyor. O öyle diyorsa biz nasıl onu değiştirebiliriz!? İkincisi de Napolyon'un bir sözü. Diyor ki, "Eğer dünya tek bir ülke olsaydı, başkenti muhakkak Konstantiniyye olurdu." Kimsenin itiraz edemeyeceği şekilde bağladım. Hadise mi karşı gelecekler! (Gülüyor).''  Ensonhaber'den alınmıştır.



Tepkiler:

0 yorum:

Yorum Gönder